Kategoriler
İnceleme

DAĞ 2 : Bir Bordo Bereli Filminden Fazlası…

Şu dönem vizyona Dağ 2’nin girdiğini duymayan kalmamış olmalı. İlk filmini anımsadım ve izlemek istedim ikincisini de. ‘Spoiler’ vakası yaşayabilirsiniz yazıya temkinli yaklaşın. Ben yine de yüzeysel anlattığıma inanıyorum. Öncelikle filme dair bazı detaylar vermek istiyorum. Filmdeki silahların TSK’dan alınan gerçek silahlar, tanklar, helikopterler ve uçaklar olması ve silahlar için oyuncuların idman yapması, filmin Kuzey Irak’ta çekilmesi ve oyuncular arasındaki sinerji hakikaten filme yansımış.Öyle ki o silahların izinleri için tam sekiz ay beklemişler. Hani genelde ikinci filmler ilki kadar iyi olmaz, bizim memlekette de tutan bir film dizi gibi çekilir durur da tadı kaçar ya, yok işte bunda öyle olmamış. Tam aksine senaryo, çekim kalitesi ve kurguya dolu dolu eklemeler yapılmış. Türk sinemasını şöyle bir alıp ileriye götürmüş film.
Olaylara gelecek olursak, Bekir ve Oğuz, ilk filmdeki olaylardan sonra, askerlik bitmeye yakın özel kuvvetlere (bordo bereliler) başvurmak ister. İkisi de sakatlıklarından ötürü kabul edilmeyecek olsa da Veysel komutan, konuşmalara şahit olur, bunları ekibe alır. 5 yıl deyim yerindeyse anasını ağlatır özel harekat eğitimleri bunların. Ancak yine de bana mısın demez Bekir ve Oğuz. İlk görevleri gelir. Işidin ele geçirdiği ve infaz etmek üzere olduğu gazeteci Ceyda, bordo bereli ekip tarafından kurtarmak. Filmin başlangıç sahnesi olan bu kısımda güzel kamufle olan askerler, gazeteciyi kurtarır, yola çıkar. Gazeteci sürekli olarak askeri eleştiren yazılar yazmıştır. Yine onların ırkçı ve merhametsiz olduklarını iddia eder. Ancak yol boyunca bu ekibin Işid saldırısından kurtardığı kişiler fikirlerini değiştirmeye yeter.
Dönüş yolunda, son durak olarak bir Türkmen köyünde dinlenirken büyük bir ışid grubunun köye geleceklerini öğrenirler. Köydeki tüm çocukları kendileri için gelen helikopter ile Türkiye’ye gönderirler. Artık fikri değişmeye başlayan gazeteciyi de helikoptere bindirirler. Ancak bordo bereliler köyde kalır ve “son kale” dedikleri depoya köylüleri saklarlar. Bu köyü vatan toprağıymışçasına 200 militana karşı savunurlar. Elbette bu arada olanlar heyecan verici fakat detay vermek istemiyorum izlemeyenler varsa diye.
Filmde bir diğer dikkat ettiğim nokta ise, bu kadar siyasi göndermelere yatkın olmasına rağmen hiçbir
kesimi rahatsız etmemesi. Her görüşe çok hassas yaklaşılmış, işin içine politika sokulmamış. Film gerçekten emek dolu. Bekir mutlaka favori karakterimdi. O aralardaki güldürüler gerçekten hoştu. Ancak keşke geriye dönüşleri filmin en alevlendiği zamanlara yerleştirmeselerdi. Biraz daha olaylara odaklanabilirdik belki ama yine de bu ufak bir nokta.
Bilinmeyen bir nokta daha var ki, Dağ 2 filmi oyuncularından Piyade Uzman Onbaşı Yunus Emre Uçar, Hakkari’de pkkya karşı bir operasyonda şehit düşmüş. Yönetmen Alper Çağlar ise şehidin ailesini sık sık aramış ve onları galaya davet etmiş, özel olarak ilgilenmiş.
 
Şu anda filmin IMDB puanı, 32.000 civarı kişinin oylaması ile 10 üzerinden 10 . Türkiye’de böylesi aksiyon filmi görmek beni oldukça mutlu etti. Olur da bir filmi daha çıkarsa umarım en az bu dozda kaliteli olur. Şayet ilk filmi izlemediyseniz yine de ikinciyi izleyip ilkine dönüş yapabilirsiniz, bu durumda da çok yabancılık çekmesiniz filme. Ancak elbette ilk filmi izleyerek gitmek film esnasında bazı taşları yerine oturtacaktır.
 
Son olarak favori repliğim şu oldu ki paylaşmadan edemem : “Her parçamız için savaşsaydık Altay Dağının eteklerine tankla girmemiz lazımdı.”
 
İnsan Büyür Beşikte
Mezarda Yatmak İçin.
Ve…
Kahramanlar Can Verir,
Yurdu Yaşatmak İçin…